24 Ağustos 2013 Cumartesi

ALAÇATI GÜNLÜĞÜ 1

'Akdeniz havasıyla Ege'nin kadınsılığı varmış Alaçatı' da, hala Levanten kokan Rum evlerinin parke taşlı Arnavut kaldırımlarında oturan kadınlarıyla, beyaz amerikan bezlere takılmış ağ ipliğiyle örülü dantelâlı pencerelerinden sardunya çiçekleriyle, dar sokak aralarında dolaşıp duran akşam esintisiyle karşılaştığımda ruhum şenlenir. 



Rüzgârı arkasına almış sörf yapanlar denizin üzerinde taş kaydırıyorlar sanki bedenleriyle Rıfat Dedeoğlu' nun dediği gibi; "Tamamı parke taş döşeli sokaklar, büyük çoğunluğu bakımlı İki katlı taş yığma evler, her yaşta aydınlık yüzler ve tepede dört yel değirmeni.






 Yan yana duran birkaç rüzgâr değirmeni ise, hiç durmaksızın kollarını sallayarak sanki Ildır ve antik Erythrai kentine yönelmek isteyen kötülükleri dağıtmak görevini üstlenmiş. Aradığınız özellikler içinde saklıdır, ALAÇATI' da. Size de onları görmek, aramak, keşfetmek, bulmak düşer… '






Alaçatıyı taş evleri, rüzgar sörfü ve yel değirmenleriyle kısaca özetlemek istedim. Bu üç özelliktir aslında Alaçatı yı Alaçatı yapan. İlk duyduğunuzda ismi bile insanı cezbediyor diyebilirim. 

Bundan yaklaşık 2 sene önce 5 eylül tarihinde eşimle balayımızı Çeşme de yaptık. İlk o zaman Çeşmeyi ve Alaçatıyı tanıma fırsatım oldu. İşte o zamandan bu yana İzmir'e geldiğimiz de her yaz mutlaka uğramadan gitmez olduk Alaçatıya. Eşim İzmir'li olduğu için yazları uzun zaman burada kalıp farklı yerlerini keşfediyoruz. Ama her zaman ayrı bir yeri olmuştur benim için Alaçatının. Her gittiğimizde bizim için özel olan anıları tazeliyoruz. 

Bu yaz iki kez gitme fırsatım oldu. Birincisi yetmedi ikinci kez gitme ihtiyacı hissettim :) Bu arada beni facebook üzerinden takip edenler bilir. Bir kaç gün önce blog dünyasında ilk defa canlı canlı Alaçatı turu yaptım. Hem gezdim hem fotoğrafladım hem de facebook üzerinden anında sizlerle paylaştım. Evlerini, sokaklarını, butik mağazalarını tek tek dolaşarak sizler için özel olarak fotoğrafladım. Bu paylaşımlarımla ve canlı Alaçatı turu ile ilgili çok olumlu tepkiler aldım. Beğenileri, mesajları ve mailleri ile beni destekleyen dostlarıma ve takipçilerime buradan çooooook teşekkürler ! İyi ki varsınız ;)

Şimdi gelelim sizler için hazırladığım Alaçatı turuna biraz daha yakından bakmaya...


Alaçatı'nın ilk girişinde 4 tane tarihi yel değirmeni karşılıyor sizi. Altında çok güzel bir çay bahçesi var oraya çıkarak tüm Alaçatıyı kuş bakışı görebilirsiniz. 

 

Girişte yel değirmenlerinin hemen altında bir başka güzel cafe.


Yine girişte sizi böyle bir eskici karşılıyor ve Alaçatıdan ipucu veriyor aslında size.




Zamana meydan okuyup bu günlere kadar sağlam gelenler. Hepsi ayrı ayrı yaşanmışlıklar, hatıralar barındırıyor. Hepsi de birbirinden kıymetli...



Kendinize, sevdiklerinize çok güzel hediyeler alabileceğiniz dükkanlar var sırasıyla...

Biz oradayken yapımı tamamlanan denizci heykeli girişte bulunuyor.



Çeşmeye özgü sakızlı dondurma, sakızlı Türk kahvesi ve sakızlı kurabiyelerin leziz tatlarını buralarda tadabilirsiniz.


Bu sandalyeler yok mu... Alaçatının tüm sokaklarında onlar yaşıyorlar. Her kapı önünde mutlaka renkli bir tahta sandalye. Biliyor musunuz artık benimde bir Alaçatı sandalyem var onu bulabilmek için ne badireler atlattım bir bilseniz :) Ama değdi şimdi en değerli köşede yapılmayı bekliyor. 
İlerleyen günlerde bununla ilgili projelerimi sizlerle paylaşacağım.



Bu manzara karşısında yere oturup, elime beyaz sayfalı bir not defteri alıp içimden gelenleri yazmak istemedim değil. Kim bilir kimler oturdu bu sandalyelere, yorgunluklarını bir yudum sakızlı türk kahvesiyle kimler attı acaba ya da kimler gezme sonrası çektikleri fotoğraflara birbirlerine göstererek gülümseyerek baktı. Şimdi bile bu resme bakınca neler geliyor aklıma benimde hatıralarım var bu masada hepside özlemle andığım yüzümü gülümseten...




Alaçatıyı tam anlamıyla yaşayarak ,doya doya ve fotoğraf çekerek gezmek istiyorsanız öğlen saatlerinde gezmelisiniz. Çünkü akşam saatleri çok kalabalık oluyor ve fotoğraf çekerken insanlar sabırsız davranabiliyorlar. Hatta bazen öyle kalabalık oluyor ki adım adım yürüyebiliyorsunuz. Eğer alışveriş yapmak istiyorsanız akşam yapmalısınız zira öğlen çoğu dükkan kapalı oluyor. İşin gerçeği Alaçatı öğlen ayrı akşam ayrı güzel bir yer her iki zaman diliminde de bulunmalısınız.





Başınızı hangi sokağa çevirseniz bu manzarayla karşılaşıyorsunuz. Her girdiğiniz sokak sizi sürüklüyor ve bambaşka güzelliklere götürüyor. Ne kadar gezerseniz gezin hiç yorulmuyorsunuz çünkü görmezseniz çok şey kaybedersiniz.


Burada ki mağazaların çoğu butik dükkan şeklinde ve daha içerisine girmeden dışı sizi cezbediyor. Gül Güler markası kendine özgü tarzı ve ürünleriyle oldukça ilgi çekici. Fiyatları biraz yüksek ama bakmaya değer bence. Online alışveriş için bakmak isterseniz buraya tık tık


Keşke tüm English Home mağazalarının dışı da böyle olsa. Kendi tarzı ve konseptiyle mükemmel uyumlu olmuş mağaza.




Eğer yorulduysanız böyle bir bankta oturup soluklanmak size iyi gelecektir...


Alaçatı bana yetmedi daha fazla kalmak istiyorum derseniz mükemmel bir otel demiyorum(!) çünkü onlar mütevazi içten ve samimi davranarak kendilerine Çat Kapı Konuk Evi ismini koymuşlar ne kadar da güzel !


İştah açan leziz köy kahvaltısı...


Düşler kuracağınız yemyeşil bir bahçe...


Tatlı sohbetler yapacağınız masalar...


Gecesi bir başka güzel bahçesi...


Ortancaların en güzelleri burada...


İş stresinden , çalışma hayatından bir günlükte olsa uzaklaşıp eşinizle ya da kız arkadaşınızla kalabileceğiniz bir konuk evi. Daha detaylı incelemek isterseniz buraya tık tık


Burada ki dükkan isimleri çok farklı ve ilgi çekici yayınladığım fotoğraflarda mutlaka dükkan isimlerine bir bakın ne demek istediğimi anlayacaksınız. Marka olmaktan öte sıcak ve samimi bir yanı var isimlerin. Böyle akılda kalıcılığı daha çok oluyor.


Butik dükkanların ürünleri sokakları süslüyor ve sanki sokağın bir parçasıymış gibi duruyor. Mesela bu tabureler olmazsa sokakta sanki bir şeyler eksik olacakmış gibi duruyor.


Bu butik dükkan hem kendi ürettikleri hem de antika ürünler satıyor ve içeri girince bambaşka bir dünya sizi karşılıyor. Çoğu butik dükkanda içeride fotoğraf çekmek yasak. Ben girdim gördüm daha fazla anlatmak olmaz içerisini biraz da siz merak edin :) Hem gitmek için sebebiniz olsun :)



Alaçatı yazımın birinci bölümünü şimdilik sonlandırdık. Umarım tadı damağınız da kalmıştır. Kalsın çünkü daha bitmedi bir sürü güzel şey sizler için tek tek ayıklanıp düzenlenip yayınlanıyor. Umarım yazımdan keyif almışsınızdır. Ben yazarken bile tekrar oralara gittim geldim. Gidenler neler değişmiş bir baksın, gitmeyenler için tatil planlarına eklensin istiyorum. Yorumlarınızı eksik etmezseniz çooook mutlu olurum! 

...Mutlu hafta sonları...



7 yorum:

  1. Ah keşke bu fotoğraflardaki kadar tenha olabilse !
    Ben ilk zamanlar daha çok seviyordum galiba Alaçatı'yı .
    Bu yaz bir konuğumuzu götürdük kalabalıktan adım atamadık :(

    YanıtlaSil
  2. Aslında haklısınız yazın aşırı kalabalık oluyor ve gezmek sıkıntı oluyor biraz. Öğlen vakti tenha ama o zamanda sıcak oluyor. Galiba ilkbahar ve sonbaharda daha sakin oluyor. Ama ben yine de seviyorum Alaçatıyı öylede güzel böylede güzel :)

    YanıtlaSil
  3. oohh içim açıldı...çekimler bir harika ellerinize sağlık

    YanıtlaSil
  4. alaçatı ya bir kaç kez gitme fırsatım oldu ben denizi çok seven bir insan değilim sıcak ve güneş beni hep yormuştur ama Alaçatı'yı keşfettiğimden bu yana her oradan geldiğimde kendi evime yaşadığım şehre uyum sağlama güçlüğü çekiyorum Alaçatı'dan evime dönmek zor geliyor ki ben evimi çok severim orada koçlu konağı adında bir taş konakda kalmıştık haziranda gidiyoruz biz okul daha kapanmadan o zaman biraz daha sakin oluyor dışarı çok sıcakken taş konaklar serin oluyor neyse kendi bloğumda fotoğraflarla anlatacağım ama ben aslında buraya neden geldim biliyormusun sahildeki ev deki yorumunda çocukla ilgili düşüncelerine tamamen katılıyorum 3 yaşında bir oğlum var benim 6 aylıkdan itibaren uzun araba yolculuklarına başladı ben nereye o oraya babaanneye ananeye hiç bırakmadım adı ege ismi gibi kocaman bir kalbi oldu bu gezmeler ona çok şey kattı temmuz sıcağında 6 aylıkdı ilk uzun araba yolculuğunu yaptığında hiç üzülme çocuk ailenin düzenine ayak uyduruyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Alacatiyi buradan ne kadar anlatsaksa gitmeyen o büyülü atmosferini icine cekmeden anlayamaz ayni duygulari bende hissediyorum gezerken diyorum kendime herseyi birakip bu köyde yasasak insanin ruhu daima genc kalir. Dogru söylüyorsunuz keyfini cikarmak icin hemen ilkbahar sonu ya da yaz basi gitmek daha dogru olur. Bende sizin yazinizi merakla bekliyor olacagim herkesin gözünden farkli yollariyla izlemek daha guzel. Cocuk ile ilgili goruslerinize tamamen katiliyorum ve onumde boyle ornekler olunca daha da cesaret aliyorum. Ne kadar guzel bir ismi var ege... Saglik mutluluk dolu egenizle beraber uzun gezmeleriniz olsun sevgiler,;)

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
White Country House - ©2013

Her Hakkı Saklı Olup whitecountryhousee.blogspot.com'a aittir.

Fotoğrafların izin alınmadan kopyalanması ve satış amaçlı kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

NOT: 5846 sayılı fikir ve sanat eserleri kanunu kapsamında daha önceden sonuçlanmış olan davalarda, 50,000 TL ile 600,000 TL arasında ağır para ve hapis cezaları verilmiştir. Bu hususların da dikkate alınması önemle duyurulur.